atilla taş taklidi yaparak sınıfı eğlendirmek

hayatımın en ilginç anılarından biridir. ilkokul 5. sınıfa tayin dolayısıyla başka bir ilçede başladım. farklı okul, tanınmayan arkadaşlar, kendini kabul ettirme çabası. bazı şeyler kafanda canlandı di mi? yaa yaa düşün yaşadığım tramvatik durumu.

ilkokul zamanlarında bazı derslerin sonlarında konu bitmişse hoca sınıfı serbest bırakırdı. fıkralar, şarkılar, bilmeceler, deve-cüce oynamalar falan gırla. ben bu ahval ve şerait içinde o dönemin çılgın popçusu, ergen idolü the hamçökelek atilla taş'ı seviyordum (bunu açıklayarak zaten bir elin parmaklarını geçmeyen okuyucu kitlemi tamamen kaybetmeyi göze aldım)

evet atilla taş. hani o hamçökelek adlı efsane şarkı eşliğinde ilginç danslar eden adam. napabilirdim sevgili dostlarım. bir tarkan kadar kıvrak ve yakışıklı ya da ne biliyim bir ricky martin kadar seksi değildim. zira yaş 12 ne seksiliği dediğinizi duyar gibiyim. fazla seçme şansım yoktu.

yine serbest bırakılmış bir ders sonunda 'hocam ben taklit yapıcam' deme gafletinde bulundum. ama birden yani. hiç düşünmeden. 2 kızdan su şişesi alıp tahtaya doğru kendimden emin adımlarla yürüdüm. atilla taş klibini bilenler için söylüyorum, 'ati'(o kadar samimiyiz ki) hamçökelek klibinde ellerinde afrikalıların yerel çalgılarından olan içi taş dolu sert sallangaçları sallamaktadı ve ben 12 yaşın getirmiş olduğu parlak zeka ile su şişelerini o çalgılara benzetmiştim. heyecan had safhadaydı. tahtaya ellerimde iki su şişesi ile çıkmıştım. 50 kişilik ilk seyirci grubum gözlerini bana dikmişlerdi.

birden su şişelerini sallayarak 'hamçökelek bana yaptı kelek lov boğazına dursun hamçökelek' diyerek eserimi seslendirmeye başladım. karşımdaki gözler şaşkınlıkla açılmıştı. ben istifimi bozmadan şarkıma devam ettim. şaşkınlıkla açılan gözler yerini gülümseyen yüzlere bırakmıştı. yüzler güldükçe ben coştum. coştukça su şişelerini daha bir şevkle salladım. sınıf alkışla tempo tutmaya başlamıştı. kimse beni tutamazdı artık. şarkımı bitirdim, sınıfta bir saniyelik bir sessizlik oldu. ardından çılgınca bir alkış koptu. ben gülüyordum, hoca gülüyordu, sınıf mutluydu. daha ne isteyebilirdim ki. kabul edilmiştim.

6 yorum var. oy verme şeysi yok yorum için tıklat:

meyvesu dedi ki...

eheheheh komişmiş cidden. peki ya 50 kişilik sınıf nasıl bir şey?

littleiv dedi ki...

öyleydi valla. ilkokul işte

Poseidon dedi ki...

ahah çok güldüm ya okurken.yalnız aynı cesaretten bende de vardı.her an spice girls kareografimizle hazırdık sınıf boş kaldığı an teybimizle sınıfa yeni kareografilerimizi sunardık.

littleiv dedi ki...

teşekkürler poseidon.

sizinki de iyimiş :) spice girls oldukça meşhurdu sanırım o sıralar

Poseidon dedi ki...

ne diyosun ilkokul hayatımı yedi spice girls her haftasonu çalışırdık yeni bi figür daha bulmak için:D

Adsız dedi ki...

açık sözlü olduğumdan sevilmediğimi belirterek başlıyayım. sarıkaya naber yaa?

wibiya widget