tuzlu ayran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tuzlu ayran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kısa Kısa #62

*İnsanlar zengin olunca beyinleri eriyor galiba. Yani ben çok zengin olsam, ne biliyim abi, insan alışveriş yapmak için sabah 10'da AVM'ye gelir mi? Ben şahsen uyurum lan, sonuçta param çok yani. İstediğin saatte alışverişini yapabilirsin. Sabah 9'da kalkıyo aga adam düşünsenize. Halbuki uyu di mi 1'e kadar? Demek ki neymiş herşeyin fazlası zararmış. Çok fazla para beyni eritme etkisi yapıyormuş.

*Şimdi içinden 'insan bir merhaba der hayvan' diyorsun di mi? sevgili okur. Hakkaten ben de nasıl oldu anlamadım ama birden muhabbete dalan ergen gibi oldum.

*O zaman şöyle içten bir 'MERHABAĞĞ'yla girelim mi posta? He ne dersin okur. Bal okur, yanakları al al okur. O değil de şu anda bu yazıyı işte ufak not kağıtlarına yazıyorum. Her anımı değerlendiriyorum olum müşteri yokken niye mal mal oturayım di mi?

*Şimdi belki biliyorsunuzdur, ben hem kahve satan hem de normal ürünler satan bir mağazada çalışıyorum. Yani baya bildiğin 'ne iş olsa yaparım' adamı oldum. Kahve yapıyorum kek mek veriyorum, kıyafet katlıyorum, ürün taşıyorum. Çok ilginç olaylar dönüyor mağazacılıkta. Sadece dışarıdan gördüğünüz kısmı değil yani geyiğine hiç bulaşmayayım diyordum ama olmayacak galiba. Mağazacılığın arka deposundaki isimsiz kahramanla yürüyor bu meslek falan diye çığlık atasım geliyor. Sonrasında hasta yatağımda tek göz odada kimsesiz kalmışımda televizyonlar beni çekmeye gelmiş gibi oluyor, çeşitli fantastik olaylar. Konu buraya nasıl geldi onu da tam çözemedim ayrıca.

*Şimdi içinde konfeksiyon olan bir satış mağazasında çalışınca doğal olarak teyzelerle çok fazla iletişimde oluyorsunuz, adeta onların büyülü dünyasına inanılmaz bir yolculuk yapıyorsunuz. Teyze dediğimiz canlı gerçekten çok ilginç şeyler yapıyor doğal ortamında bulunduktan sonra. Örneğin eğer alacağı ürüne (av) kilitlenmişse etrafındaki tüm tehlikeleri görmezden gelebiliyor. Mesela bir hırka gördü, inanamayacaksınız ama gidip teyzenin göbeğine (ki teyze dediğin şey göbekli yaratılmıştır) bir yumruk atın, sizi hiç umursamayacaktır. Çünkü o artık hırkaya konsantredir, onun gözü artık hırkadan başka bir şeyi görmüyordur. Ufak tefek tartışmaları zaten geçtim hiçbir şekilde onu avına ulaşmasından vazgeçiremezsiniz.


*Mesela bu teyzem. Ne güzel bak dışarıda görmüş adidas marka artık mont mudur nedir tam da bilemiyorum. Demiş 'ya ne vericem 120 lira bi' monta ben bunu kendim evde dikerim zaten'. En de güzelini yapmış valla, istediği renkte istediği desende yapmış kendi adidasını. Sonra bastonuyla birlikte sokaklarda arz-ı endam etmiş. Çok güzel. Ev ekonomisi böyle bir şey işte.

*Zamanında 'Ev Ekonomisi' diye bir ders vardı ortaokulda. El işi falan da olabilir dersin ismi tam hatırlamıyorum. O dönem biz içinde futbol oynama ateşi uğruna varını yoğunu verebilecek ergen erkeklere düğme dikmeyi öğretiyorlardır. Gerçekten çok gereksiz işlerdi. Top oynamak istiyorum diyorsun ama düğme dikiyorsun. Çok yanlış işler.

*Tuzlu ayran, tansiyona 'tutmasaydım düşüyodun' dese ya.

*Bu yazı bu kadar olsun bir dahaki yazıda söz uzun yazıcam :) Haydi görüşürüz.

7 yorum var. oy verme şeysi yok yorum için tıklat

wibiya widget