sınav etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sınav etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

maksat blog boş kalmasın

selamlar sevgili okurlar. ben eve geldim bugün. anamı babamı görcem. tabii ne kadar görcem orası muallak. çünkü haftaya finallerim başlıyooo!!

şöyle diyim 8 dersim var. 1'i proje, sınavı yok geç, 1'i bilgisayar dersi tırt geç. kaldı 6 ders. lan birden başlayınca 4 5 tane eler di mi insan. hiiiiçm. hepsine eşek gibi çalışıcam. 1 tane var seçmeli ilk iki vizede sınıfın en yüksek not alan bir kaç öğrencisinden biriyim. o kolay geçer. hadi zorla 5'e indirdik. bir tane daha seçmeli var. vizesi kötüydü çalışmam lazım ama ikinci hafta p.tesi.

geri kalan 4 baba ders ve hemen hemen hepsine finalde aşırı kasmam gerekiyor. nasıl olcak bilmiyorum. bir de evde-kısmen internetli ortamda- ders çalışamama gibi bir problemim var. normalde naapar insan ders çalışıcaa zaman erken kalkar çalışır di mi? ama yook. ben napıyorum uykumu iyice alıyım da daha güzel çalışırım felsefesinde hareket ediyorum. 12'de kalkıyorum geniş geniş kahvaltı ediyorum. sonra anca derse oturuyorum.

ama bu kez böyle olmıycak sevgili okur!

ünlemle falan sana bağırmışım gibi hissetme kendime bağırdım. hatta kesin kararlı bir tavır sergiledim bile diyebiliz. neyse işte bende durumlar böyle. her gün bir kısa kısa falan patlatabilirim. yaparım bunu. haydiiyiakşamlar diyorum yaşlıca amca gibi.

11 yorum var. oy verme şeysi yok yorum için tıklat

bir sınav sonrası #2

hayatımın en ilginç olaylarından birini yaşadım bugün sevgili okurlar. biliyorsunuz 2 gündür açıköğretim sınavları için kırklareli'ye gidiyorum. normalde servis herkesi okullara dağıtıyor, ama ben kırklareli fen lisesinde giricektim ve güzergahta yokmuş. abi beni indirdi ağzının içinde 'ya şurdan yürü sağ sol yap dön bul' falan gibi bişeyler dedi. hiçbişey anlamadım doğal olarak. tıngır mıngır yürümeye başladım ıssız sokaklarda. pazar sabahı 8 lan herkes uyuyor.

neyse işte ben ara sokaklara giriyorum, soruyorum nerde bu okul diye falan derken böyle bir ara sokağa girdim. karşıdan uzaktan gayet düzgün gözüken (bak uzaktan diyorum, herif yakınlaştıkça bir gariplik olduğunu sezmiştim) bir adam gelmekte. hah dedim bu bilir sorayım buna. gerçekten adres sorucak adam seçme konusunda oldukça beceriksizim. sorduğum insanlar 12 yaşında bir kız (ki cevabı sadece omuzlarını silkmekti), 89 yaşında bir amca (5 dakika anlattı anasını sattim, bütün kırklarelinin krokisini çizdi ama okulu bilmiyomuş) ve de birazdan anlatacağım olayın ana karakteri abiydi.

abi yaklaştı, ben garipliği sezdim o yaklaştı ben vazgeçmeye başladım ama tutamadım dilimi sordum 'ee bu fen lisesi varmış nerde o diye'. herif çat diye elini omzuma attı benim. konuşması bir garip inceden yumuşağımsı. ama gayet güzel tarif etti. işte şurdan çık sola dön sağlık ocağının yanında diye. çok teşekkürler dedim ben. sonra herif gel istiyosan götüriyim seni dedi. şimdi götüriyim lafını hafiften yumuşak bir abiden duyunca bana inceden bir ürperme geldi. yok yok sağol ben giderim dedim. hee iyi tamam o zaman dedi. ben tam usain bolt'a bağlayıp 100 metre dünya rekorunu geliştiricem herif tuttu beni arkadan, 'kız telefonu ver ama bana tamam mı?' dedi.

allahım dedim, sen beni nasıl büyük bir manyakla sınıyosun. bir daha hiç kötülük yapmıycam. muhtaç olanların yardımına koşucam. yeter ki kurtar beni şu manyaktan. 'he abi tamam abi' deyip ufaktan uzamaya başladım ben. 'var mı sen de kız numarası' diye tekrar etti. 'yok' dedim. 'olursa ver ama tamam mı?' dedi. tamam abi vermem mi deyip uzaklaşmaya başladım, topuklarım götüme vura vura. gülmeyin olm çok korktum lan..

11 yorum var. oy verme şeysi yok yorum için tıklat

bir sınav sonrası

az önce açıköğretim sınavından geldim hemen izlenimlerimi aktarıyım. genel muhasebeden bütünlemeye kalmıştım. bugün onun sınavıydı. 50 geçme notu olan derste 48'de kaldım. çok üzüldüm çok ağladım ama açıköğretim fakültesi yine de sınava girmemi istedi. dedim bunu siz istediniz.

sınav yerine 45 dakika erken geldim. bahçede oturup son tekrar yapıp soru çözdüm. çok işime yaradı çünkü tüm soruları doğru yaptığımdam bir morallendim bir morallendim anlatamam, dedim ben bu muhasebeyi çıtır çıtır yerim.

akabinde sınav salonuna girdim. dikkatimi çeken nokta açıköğretime giren kızların %90'ı ciddi anlamda çirkin. hehe valla lan. anlamadım olayı ama baya baya hep çirkinlerden seçmişler sanki. kayıt sırasında var mıydı bir kriter bilmiyorum ama öyleydi yani.

aof giriş maddeleri. A/b-2
-'açıköğretim fakültesine girecek adayları 18 yaşını doldurmuş olmaları, lise eğitimini bitirmiş olmaları ve kızların ciddi anlamda çirkin olmaları gerekmektedir.'

neyse yerimi buldum oturdum. matematik öğretmeni olduğu her halinden belli olan yaşlıcana bayan hoca sınıftaydı. sıram sallanıyordu. önemsemedim. alt tarafı 40 dakikaydı sınav. hoca giriş çıkış saatlerini yazdı. bir de ilk 30 ve son 5 dakika çıkmak yasak yazdı tahtaya. lan yani sadece sondan önceki 10 ile 5. dakikalar arasında çıkışa izin vardı. abi onu ayarlayana kadar 5 dk daha bekler çıkmam lan. nasıl psikopatsınız abicim siz. neyse hoca belgeleri kontrol etmeye başladı. önümdeki kız kimlik olarak kredi kartını çıkardı ya. ahahaha dayanamadım kahkaha attım lan. olm bildiğin kimlik yerine edventıc kredi kartını getirmişti kız.

nese sınava başladm yaptım ettim falan. sonra 30 soru olduğundan her şıktan 6 adet işaretlenmiş olması gerektiğini yakaladım hemen. evet gülme var böyle bişey. aof düzenli bir kurum. her şıktan eşit sayıda olucak. tabi bunu çözen ben hemen dengeledim şıkları. tahminime göre geçerim ama kısmet tabi bu işler. yarın da iktisat var ilginç şeyler olursa yine yazarım. haydi görüşürüz. ahahaha resmen kredi kartını koydu kız masaya ya.

7 yorum var. oy verme şeysi yok yorum için tıklat

Kısa Kısa

staj, öğrencilerin fabrikalarda boş zaman geçirmesi için düzenlenen bir organizasyondur. staj yapan öğrenciye stajyer denir. stajyerin görevleri belge getir götürü yapmak, çay kahve servisi yapmak, boş oturmak ve fabrika mühendislerinin yanında amaçsızca durmaktır.

mühendis, okulda 4 yıl boyunca sınavdan önceki gece ders notlarını ezberleyip, sınavda yazarak ders geçen öğrencinin mezun olmuş haline denir. mühendisler okul bitince büyük bir çoğunluğu erkek olduğundan askere giderler.

askere gitmemek için gidilen yere açıköğretim denir. açıköğretim okula gitmeden diploma alınabilen yerdir. oldukça ilginç. sınavları için bir (1) gün çalşmak yeterlidir.

sınav, hocaların öğrencilerin anlattıklarını anlayıp anlamadığını ölçtüğü şeye denir. klasik ve çoktan seçmeli(test) olarak ikiye ayrılır. sınavın test olduğunu duyan öğrenci bilinçsizce sevinir. 3 yanlışın 1 doğruyu götürdüğünü öğrenince üzülür. anlık duygusal hezeyanlar yaşar öğrenci. test sınavına sevinilmesinin sebebi kopya umududur.

kopya, öğrencilerin haksızlıkla sınav geçmesi için gereken araçtır (littleiv sosyal mesaj veriyor). pek çok türü vardır. duvardan kopya, kağıttan kopya, arkadaştan kopya gibi. arkadaştan kopya çekmek daha risksizdir. çünkü kanıt yoktur. '3 ne olm 3 ne', 'kağıdını açsana', 'az sağa kaysana lan göremiyorum' şeklinde tezahür eder. öğretmenin buna tepkisi 'kendi aranızda konuşmayın'dır.

0 yorum var. oy verme şeysi yok yorum için tıklat

Açıköğretim Günlüğü

bir dış ticaret öğrencisi olarak dün hukuk, matematik, muhasebe ve temel bilgi tekn. ; bugün ise işletme, iktisat, ingilizce ve davranış bilimleri sınavlarına girdim.

geç uyanabildiğim nadir günlerden olan c.tesi ve pazar gününü bana zehir ettirmesinden dolayı sevemedim açıköğretimi onu baştan söyliyim. derslere şöyle bir göz atarsak:

-matematik kolaydı, paso fonksiyon sormuşlar. ama köşeli parantezle normal parantezi karıştırdım galiba utandım lan

-temel bilgi teknolojileri, çalışmıştım buna 80 falan alırım bişeyler

-hukuk, buna da çalıştım 70 falan kapatırım.

-muhasebe, ağzına sıçıyım senin muhasebe gibi, 3 mü alıcam 5 mi alıcam belli değil. girdi bana

-ingilizce 30 soru 6 dakika sürdü lan (işaretlemeler dahil)

-işletme, dün gece 1 saatte çalıştığımdan kolay gibiydi 75'i var rahat

-iktisat, zor olum 50-60 alsam iyi

-davranış, buna da çalışmıştım, max weber'le karl marx'ı çok karıştırdım yanlız hahaha.

sonuç olarak ilk vizelerden bir tek muhasebe feci girdi. gerisi kolaydı. finallerde görüşmek üzere. ha bir de bugün sınavda arkama 50-55 yaşlarında bir amca geç geldi. gözetmen kızcağız geldi sordu 'ahmet bey mi?' diye 'ta kendisi!' diye cevap verdi amca. çok güldüm lan.

1 yorum var. oy verme şeysi yok yorum için tıklat

Sınavlar


zor bir dönemeçe giriyorum hatta girdim sayılır. haftaya üniversite vizeleri var. haftasonu da açıköğretim sınavları 2 günde 8 ders, oh bebek. üstelik işletme hukuk iktisar ve muhasebe gibi baba dersler var. hadi matematik ingilizce traş yapılır bir şekilde ama diğerleri ne biliim. zor duruyo. gerçi alıştırılmışız zamanında her sınavdan 100 alıcaksın diye. açıköğretimde 50 alınca geçiyosun. süper olay!

ha bu adam lafı nereye getiriyo derseniz diyeceğim şudur ki: bloga yazamıyorum lan. hem yurt ortamında insana kafayı yedirebilecek incelikte 4 saniyede bir kopabilen internet hem sınavların ensemdeki soğuk nefesi. yazamıyorum yani. ilham gelmiyor. stresli ortamda çalışamıyorum olm napiim. ayrıca bu dönem kendime söz verdim ders çalışırken öğrenmeye de çalışıcam ezber olayı değil yani sadece. biliyorum ki ilk vizeye çalışırken bu heves kaçıcak. ama olsun gittiği yere kadar gitsin.

umuyorum bu sınav dönemini (ki kendisi bu cumartesi sabahından başlayıp ertesi cuma akşamına kadar sürücek) başarılı atlatırım. etraftan gelicek her türlü inek yaklaşımlarına karşı tüm sınavlardan 100 almak istiyorum. hayır yani nedir? ben 100'leri alıyım ondan sonra ister inek de ister öküz. çok da tın. aralarda yazmaya çalışıcam yine. si yu.

0 yorum var. oy verme şeysi yok yorum için tıklat

wibiya widget