Kısa Kısa #61

*Naberler?

*Bak ya word’e bak sen. Ulan iyi ki yazıyı sende yazalım dedik bi’ afralar bi’ tafralar. Ben yazıyorum efendime söyliyim can okuyucumla bir yakınlık olsun diye naberler diye başlayayım diyorum, o ben daha kelimeyi yazıp bir alt satıra geçmeden neredeyse arkamdan adeta bir kalleşmişçesine ‘ne haberler?’ diye düzeltiyor onu. Bak sen ya. Kalleş word’e bağhele.

*Bir de eski word ha. Teee 2003’lü yıllardan kalmış word. İyi ki seni kullanıyorum be yazıyı yazarken, utanmasan ‘şş bilader düzgün yaz lan, komik mi şimdi bu komik mi ya, böyle bi espri anlayışı mı kaldı’ diyecek neredeyse. Adamsendecinin kralı.

*Ben az evvel bir bilgisayar programıyla kavga mı ettim?

*Ömer Üründül az evvel Sivasspor'a 'Sıvaz Spor' dedi.

 (top sakalı siyahken geriye kalanlar beyaz olan Ömer Üründül)
*******Peki ya kısa kısa'ların madde başlarını Yılmaz Morgül gibi 7 yıldızlı yapsaydım beni yine sever miydiniz?

*Geçtiğimiz günlerde yolda yürüyorum. Karşımda da iki adam var bana doğru geliyorlar. Şu anda durumda hiçbir gariplik yok. Daha kısa boylu ve daha bıyıklı olan abi yanındaki daha uzun ve daha bıyıksız abiye bir şeyler anlatıyor kendince, artık ne anlatıyor tabi ben mesafeden dolayı duyamıyorum, çok da önemsemiyorum tabi sonuçta sokakta daha kısa boylu ve daha bıyıklı olan abi ile daha uzun ve daha bıyıksız abilerin ne dediklerini sürekli takip etmiyorum. Neyse efendim bunlar yaklaşınca kısa boylu olan böyle eliyle bir şeyi tartıyormuş hareketi yaparaktan, adeta elinde gerçekten bir ağırlık kaldırıyormuşçasına, yanındaki abiye, abi de uzun olduğundan yukarı bakarak tartıyor elindekini, öyle birden 't.şşak var adamda t.şşak' diyerek tamamladı tiradını. Böyle elinde gerçekten t.şak varmış gibi, o anda kafamı havaya kaldırdığımda artık abi nasıl bir inanarak betimleme yaptıysa havada bir adet t.şak belirdiğini görür gibi oldum. Böyle gözlerimi bir an kapatıp açtığımda ise havada beliren t.şak aniden kaçarak uzaklaştı. Gerçekten çok korkunç saniyelerdi. Eliyle böyle t.şağı tartıyordu abi. Çok korkunçtu.

*Bir televizyon dizisinde (ki başka neyin dizisi olur diye sorarsanız adeta az evvel kendi bokunu yemek zorunda kalmış balık gibi ağzımı hızlıca açıp kapatarak boş bakarım size) izlemekte olduğumuz sahneden sonra hani böyle sahne geçiş efekti olur ya bir binanın dış cephesini görürüz ışıkla falan vardır, o dış cepheyi görünce anlarız ki aa sahne değişecek, heh bu alarmdan sonra aynı sahne farklı bir diyalogda devam edince ben aşırı üzülüyorum. Adeta televizyonu yerden yere vurasım geliyor.

*Bir mekanda çay içerken, henüz çay, bardağın yarı seviyesinin altına inmesinden itibaren sanki o .bne garsonun gelip çay bardağımı alacakmış ve ' çay ister misiniz?' diye soracakmış gibime gelmesi hissiyatından. (evet cümle burada sona eriyor çünkü gerçekten ben cümlenin başını kaçırdım artık. Bundan sonra kaç tane edat kaç tane bağlaç kullansam da bu cümle adam olmazmış gibime geldiğinden burada bırakmayı uygun gördüm. Umarım meramımı anlatabilmişimdir)

*Kolunda benim kolumdakinden fazla kıl olan kız var lan. Düşünebiliyor musun ne kadar korkunç? 


*Sevgiyle.. (ya böyle olsaydı)

14 yorum var. oy verme şeysi yok yorum için tıklat:

rectoa dedi ki...

ohooo sen twitterlarla aldat burayı, geleme bloguna. nerden geldiğini unutma efendi!!!

littleiv dedi ki...

ohoo rectoa beyler uğrar mıydı buralara :)

ya naabalım twitter'da halk sevdi falan ilgi görüyoruz, blogda o olayla olmayınca bir miskinlik efendime söyliyim adamsendecilik gibi olaylar.

Daçe dedi ki...

bir yerde adamsendecilik varsa kokusuna gelirim...

rectoa'ya da artı bir yazalım.

bir dee... ne diycektim esas... ha. "Eliyle böyle t.şağı tartıyordu abi. Çok korkunçtu." bunun olduğu maddede pis güldüm :D

littleiv dedi ki...

ahan da daçe geldi :)

eheh sağolasın daçe :)

Loana dedi ki...

o çay olayı evrensel bi durum bence. en tatlı yeri olan sonunu sana içirmemeye yemin etmiş olan garsonlar var gerçekten. insanımız tedirgin olmakta haklı.

bi de ben de rectoa ve daçeye olduğu gibi ooo loana da gelmiş karşılaması istiyorum :b

littleiv dedi ki...

ooo @loana hanımlar da burdaymiş :) hoşgeldiniz efendim.

Garsonlar heryere aynı demek ki senin yorumdan da bu çıkıyo :)

Adsız dedi ki...

Türkçe diline vermiş olduğunuz dayanılmaz ızdırap nedeniyle üzüntü duydum. Aynısını senin önemli varsaydıkların için de bir gün bir başkası yapsın da sen de ızdırap ötesine geç emii...

littleiv dedi ki...

@adsız; adsız biri için fazla iddialı açıklamalar değil mi?

Daçe dedi ki...

özellikle adsız arkadaşımızın "emii.." derken türkçeye göstermiş olduğu hassasiyet beni derinden etkiledi.

eco dedi ki...

adsız arkadaş türkçe diline vermiş olduğun dayanılmaz ızdıraba o kadar dayanamamış ki, 'emii' yazarken türkçe diline dayanılmaz bi ızdırap yaşatmış:) keşke eleştirmeden önce 'e mi?' yazmayı öğrenseymiş kendileri:)

eco dedi ki...

adsız arkadaş türkçe diline vermiş olduğun dayanılmaz ızdıraba öyle dayanamamış ki, emi yazarken türkçeye dayanılmaz bir ızdırap yaşatmış:) eleştirmeden önce 'e mi' yazmayı öğrenseydi keşke:)

Adsız dedi ki...

ben hiç ızdıraptan falan bahsedemycem, ''efendime söyliyim'' demişsiin ''efendim ne söyliyim'' zannediyodum onu yıllardır. (dalga geçmeyiniz)
yazıyla ilgili olarak; Senin kolunda ne kadar kıl var bilmiyoruz ama hiç denemedin sanırım kol ağdasını :D yazı iyi ama iyi tebrikler,tavsiye ederim millete zaten, severim seni.

littleiv dedi ki...

@Adsız; teşekkürler :)

Adsız dedi ki...

olmuyor be hoca..

wibiya widget