istiklal caddesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istiklal caddesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İstiklal Caddesi Toplaşmaları - 2

Öncelikle bunu okuyalım daha güzel olsun. 
http://littleiv.blogspot.com/2012/04/liseden-beri-suregelen-arkadaslgn-devam.html
İstiklal Caddesinde gerçekleşen lise toplaşmalarındaki elemanları incelemeye devam ediyoruz. 


Sıkılan kız, bu toplanmaların vazgeçilmez öğelerinden bir tanesidir. Kadehler tokuşturulurken, kahkahalar havada uçuşurken bu hanım kızımız birden suratını asar, öfleyip pöflemeye başlar. İnsanların ilgilisi üzerine çekmek için bu tip olaylara girdiğini düşünüyorum ben bu hanım kızımızın. Sonrasında çevresindeki insanlar "Ya Pınar nolduuğğ?" gibi sorular sorarlar. İlgiyi üzerine çekmekte başarılı olan ablamızın sıkıntısı geçer. Herkes tekrar mutlu olur.
Komik çocuk. Daha oturma düzeninde bile popülerliği belli olur. Grubun odak merkezi bu komik çocuk olmak üzere diğer insanlar onun çevresine konuşlanır. Ne derse gülünür, kızlar üzerine üzerine kahkaha atar. Tabii olay orada sonra erer.
Zengin eleman. Parası vardır. Her daim parası olduğunu belli eder. "Biz geçen bir yere gittik 250 lira hesap ödedik" der. Para onun için önemsizmiş gibi davranmaya çalışsa da aslında paranın kendisi için ne kadar önemli olduğu ortaya çıkar istemeden. Arkasından konuşulabilir.
Şişman kız. Bazen şişman bazen de eskiden şişman olan kız olarak 2'ye ayrılabilir. Hafif toplu olanlar da bu kategoriye girer. Komik çocuk tarafından şişman şakalarına maruz kalır. Başlarda kendisi de güler ancak şakaların dozu arttıkça hafif bozulur. Sonlara doğru kavga bile çıkabilir.
Etkisiz eleman. Her zaman çağırılan biri değildir. Toplaşmaya katılsa da genelde masanın en ucunda yer alır. Fazla sohbete katılmaz, birasını içer yine yalnız takılır. Olsa da olur olmasa da olur.


Evet İstiklal Caddesi toplaşmalarındaki grup elemanlarını 2 yazı ile bitirdik, yeni yazı dizilerinde görüşmek üzere. 70'liğe 7 liradan fazla vermeyin.

3 yorum var. oy verme şeysi yok yorum için tıklat

İstiklal Caddesi Toplaşmaları

Liseden beri süregelen arkadaşlığın devam ettiğinin en güzel göstergeleri İstiklal Caddesinde biraya 8 lira vermenin normal kabul edildiği mekanlarda yapılan buluşmalardır. Normal şartlar altında bu buluşmalarda lisede popüler olan veya olmayan erkeklerin katılımı her zaman fazla olurken, minderler ya da sandalyelerin üzerinde aralara kızlar serpiştirilir. Klasik kızlar, bir toplaşmaya çağırıldığında ortamdaki erkek sayısını sorup yaptıkları aritmetik hesaplamalar neticesinde bir sonuca ulaştıktan sonra gelip gelmeyeceklerini bildirirler. Ancak bazı gruplarda kızlar erkek sayısını önemsemeyerek Türkiye standartlarında modernlik çizgisini ‘umursamazlık’ ile aşarlar.

Bu gruplarda görevi belli tipler vardır hep. Örneğin organizatör. Genelde erkek tayfasından seçilen kurban, kontör miktarına önem vermeyen (mümkünse faturalı hatta sahip), ikna kabiliyeti ileri derecede ve yüksek sesli ortamlarda telefonla konuşma kapasitesine sahip biri olur. ‘Ya hadi Aslı’lar da geldi, takılıcaz bi’ kaç saat’ türü cümleleri kullanmayı çok severler. Genelde enerjilerini toplaşma öncesinde harcadıklarından, buluşma sırasında sessiz sakin olurlar.

Dost canlısı kız da bu lise toplaşmalarının vazgeçilmezidir. Tüm herkese çok sıcak ve yakın davrandıklarından, erkeklerin lise dışı sevgilileri tarafından başlı başına bir tehdit olarak görülür. Genelde buluşma sonralarında, ‘neden sana canım dedi?’, ‘o kolunun ne işi vardı orada?’ ‘yoksa önceden aranızda bişey mi vardı?’ türü bol soru işaretli cümlelerin erkekler tarafından cevaplanması mecburiyeti yaratırlar. Çift kavgalarının mutlak sebeplerinden olup, samimi olma işinde dozu ayarlayamazlarsa ayrılma gibi sonuçlara sebep olabilir.

Lise toplaşmalarının bir diğer vazgeçilmez öğesi de, çok içen erkek’tir. Bu elemanın bir diğer özelliği ise sürekli olarak ne kadar içtiğinden bahsetmesidir. "Abi geçen gece bir içmişiz ben tek başıma bi' büyüğü devirdim zaten." şeklindeki cümleleri arkadaşları tarafından "Tabi hı hı evet tabi" diye cevaplanır. Fazla sallanmaz ancak yine de bir şekilde her grupta bunlardan 1 adet bulunur.

Evet arkadaş gruplarına ufak bir bakış attık. Daha pek çok elemanın olduğu bu grupları incelemeye sonraki yazılarımızda devam edeceğiz.

4 yorum var. oy verme şeysi yok yorum için tıklat

kısa kısa #33 (brad pitt special edition)

*merhabalar sevgili okurlar. bakıyorum gün geçtikçe çoğalıyorsunuz. uzun bir süredir 45 olan izleyici sayım bir haftada nasıl olduysa 53'e yükseldi. naapıyosunuz aranızda konuşup 'beyler bayanlar şimdi bu littleiv'in blogunu izlemiyoruz, azcık kafayı yesin, sonra hep birlikte izlemeye başlayalım iyice kafası gitsin' mu diyosunuz bilemedim. neyse sonuç olarak iyi. bu arada facebook'ta 'littleiv'in blogunuz izleyen 999.999.999 kişi bulabilirim!!!1!1' diye grup açıcam. sonra 15 kişi üye olunca ağlayıp vazgeçebilirim.

*geçen gün yolda yürüyorum, baktım karşıdan brad pitt geliyo. dedim brad gel buraya. işte 'oo littleiv abi, naber nasılsın, büyük hayranınım, evde angelina çocuklar zahara mahara ne kadar esmer çocuk varsa toplanıp seni okuyoruz' bişeyler bişeyler anlatıyo. dedim 'bi' dur yalakalık yapma'. sonra bu işte pardon abi bilemedim falan. dedim ben seni fight club'daki brad olarak bilmek istiyorum ama sen popüler kültürün esiri olmuşsun adeta bir uşağı olmuşsun. 'herkesin bir popisi vardır' dedi bu. yaaa dedim brad sen ne büyük bir salakmışsın ya, of yaa dedim lanet olsun senin gibi dünyanın en yakışıklı erkeğine. bu bir üzüldü falan. baktım gözleri dolu dolu oluyor. bilinmez niye. dedim 'bırak yalakalığı da sen bu angelina'yı aldatıyomuşsun'. hatta dedim angelina'da seni aldatıyomuş, hatta ikinizde aynı kadınla aldatıyomuşsunuz. ne pis bir ortamınız var arkadaş sizin dedim. sonra yürüdüm yoluma devam ettim. baktım, hemen telefonu almış eline angelina'yı arıyo. bir aileyi daha kurtarmanın verdiği mutlulukla devam ettim yoluma.

*benim böyle anılarım var işte. garip ama gerçek.

*brad pitt'i istiklal caddesinde yürürken görsek ya. elinde godfather'ın melodisini yapan düdük şeysinden olsa. çalmaya çalışıp çalamasa falan. ne biliyim bence brad pitt'in tüm karizması o an yıkılır.
*peki ya brad pitt'i istiklal caddesinde arkadaş grubuyla yürürken 'ya iki dakka beklesenize şurdan bi kısa malbuş alıcam' deyip iki dakka sonra kimseyi bulamayınca hemen telefonuyla 'ya abi bekleyin dedim nerdesiniz, hee? sesin gelmiyo, çeken bi yere git çekeeeen' gibi çaresiz anlarda görsek üzülmez miyiz? çok üzülürüz be hem de.

*ya brad'i artık brad diyorum anladınız kim olduğunu neyse efendim yağmur çiselemeye başlayınca birden yerden biten şemsiyeci olarak görsek neler hissederiz. ' yağmura şemşiye yağmura şemşiye yağmura şemşiye' dese 'bay bayan bay bayan' dese. şemsiye de demiyo şemşiye diyo. allaam deliricem.

*brad pitt'i severim ha. iyi oyuncu. angelina'yla mutluluklar dilerim. ve tabii ki dünyanın dört bir yanından evlat edindikleri renk renk, boy boy çocuklarına.

*bence var ya brad pitt bazen üzülüyodur ya evde. ne bilim sanki angelina bu evlat edinme olayında biraz fazla hevesli gibi. brad yani daha bir mesafeli bu olaya. arada sahara'ya maddox'a falan bakıp 'püfff' diye iç geçiriyo mudur acaba. ben öyle hissediyorum bazen. angelina'ya söylese mesela 'BRADDD!!!' diye azarlanıyormuş gibi hissediyorum.

*haydi bol brad pitt'li günler dilerim.

4 yorum var. oy verme şeysi yok yorum için tıklat

wibiya widget