*Merhaba sevgili okurlar. Uzun bir süredir çeşitli yazı dizilerine dalıp kısa kısa’yı aksattığımı fark ettim. Hemen utanıp ilk göz ağrıma dönmek istedim. Dönüyorum. Döndüm.
*Behlül ve Bihter ismi size de saçma gelmiyor mu? Yoksa sadece bana mı garip geliyor. Niye herkes çok normal isimlermiş Ayşe’ymiş Ahmet’miş gibi davranıyor lan? T9’da bile yok Behlül, Bihter.
*Etrafınızdaki her insan ama istisnasız her insan en az bir kez ‘ben küçükken sarışınmışım’ demiştir . Hayatının bir kısmında bunu söylemeyen insan, insanlığından tadı alamaz. Hep bir tarafı eksik kalır.
*Michael Jackson’dan şok açıklama: ‘Ben küçükken sarışınmışım.’
*Bu arada böyle şakalar falan yapıyorum da ben küçükken sarışınmışım. Saçlarım falan kıvır kıvırmış hep. Eheh.
*Şu anda amfideyim. Hoca tahtada bir şeyler yazıyor. Ben de kağıda bir şeyler yazıyorum. Yazık garibim de kendi söylediği şeylerle ilgili not alıyorum zannediyor. Üzücü bir durum aslında onun açısından düşününce. Gerçi çok da umurunda değildir bence. Alıyor doçent maaşını keyfine bakıyor.
*Üniversiteli okurlarım biliyordur (ki kendileri bir avuç insan diye tabir edebileceğimiz bir çoğunluk) amfilerde projeksiyon aletleri bulunuyor. Bu aletler karşı duvarın tam ortasına yansı yapabilmesi için sınıfın tavanından dev bir metal aksam ile sarkıtılmış durumda. Yani tavana birkaç vida ila montelenmiş, dev bir metal boru var. Ben bir kez onun altındaki sıraya oturmuşum. Yemin ediyorum gerginlikten hocanın bir dediği kelimeyi duymadım. Öyle gerilmişim. Ders bitti ellerim ayaklarım tutmuyor. Birkaç gün arkadaşlarımın yardımıyla tuvalete çıktım, çok zor günlerdi. Eheh sonuncu söylediğim yalan.
*Bu arada amfi mamfi diyorum ama anfi diye de yazılıyor olabilir. Gerçi bu kelimeyi ilk bulan kişinin de emin olmadığını düşünüyorum. Anmfi gibi bir şey demiş olabilir. Yazarken de anfi’deki ‘n’nin kuyruğunu böyle ‘m’ gibi yapmış olabilir. Kendisi de emin değil yani. Neşişyansınnekebab’cı bir insanmışsın amfi’yi bulan insan.
*Eğer bir sınıfta projeksiyon cihazı ya da bilgisayar ile ders anlatılacaksa Murphy devreye girer ve en az bir 10 dakika ayarlanamaz o aletler. Elektronik dünyası ile okul yaşamının bir şekilde anlaşamaması olayı.
*Okul denilen olay ilginç bir şey aslında. (cümle saçma mı oldu ne?) Yani bir olayı çok bilen bir takım insanlar var. Ve yaşları daha genç olanlar (aralarında yaşça büyük olanları var sakallılar, okula arada bir gelen insanlar olarak biliniyorlar) bu bilgileri yaşlılardan almak için defter ve kalemleri vasıtasıyla bir mekanda toplanıyorlar. Üstelik bunu her gün yapıyorlar. Açıkçası anlamak güç. Üstelik çok kemikleşmiş bir yapısı var. Yani haftanın 5 günü bıkmak usanmak bilmeden gerçekleştiriliyor bu ayin.
*Profesörler mesela. Koca koca insanlar yaşları 50 ila 90 yaş arasında geziyor. Evet bizim okulda 85 yaşından falan büyük bir yaşlı amca var. Kendisi zor yürümesine rağmen inanılmaz bir öğretme aşkına sahip. Gerçi derste söylediği şeyler 2.sıradan arkası tarafından anlaşılmıyor ama olsun,onun için önemli değil.
*Böyle konseptik bir yazı oldu okul açısından. Yazıyı yazmaya okulda başladığım için böyle oldu sanırım. Sevgiler.
