
*'ibiş misin olum sen kısa kısa'dan başka bişey yazmak bilmiyosun' şeklinde ters yaklaşımlarda bulunan herkesi elimin tersiyle itip geri kalan gerçek littleiv severlere kucak dolusu merhabalar. Nabersiniz?
*Benim cidden normal böyle kanlı canlı örsan diye tanıdığım oldu. Kendisi hepimiz gibi iki elli iki kollu burnu falan olan bir insan. Ama işte ismi Örsan (kafiyeye gel). İsmini söylerken bariz bir şekilde kusma isteği oluşuyor. Midesi kalkıyor insanın.
*Mide kalkması ne fena di mi? Yani olayın kendisi ayrı fena, Türkçe'ye girişi ayrı manyak.
*Ben şemsiye'ye şemşiye diyen insana önyargılı yaklaşırım kimse kusura bakmasın. Öyle. Belki biraz yanlış bir olay ama ben buyum. Beni böyle kabul edin.
*Taksim'de yağmur yağmaya başlayınca 4 saniyede falan orda biten şemsiyecileri çok seviyorum ben. 'bay bayan bay bayan' diyorlar mesela. İlginç bir satış stratejisi.
*Tırt mı gidiyor yazı bana mı öyle geliyor ha can okur? Onu di bağa.
*Eyvah eyvah'a gittim. Siz de gidin. Çok güzel film. Bir de Trakya insanı olup yazlık Çanakkale'de hatta tam olarak filmin çekildiği köyde olunca daha bir sıcak oluyor daha bir eğleniyor insan.
*Şimdi mesela bir ortamda iki kişi kavga etmeye tutuşuyor. Evet kavgaya tutuşmak diye bir deyim var güzel Türkçe'mde. Tam olarak nasıl ilerliyor anlamıyorum ama tutuşularak kavga ediliyor. Bu iki insanı da ortak olarak tanıyan biri varsa ve eğer kavganın olmaması gerektiğini düşünüyorsa o kavgayı ayırmak istiyor. Ama ayırmak isterken nasıl bir haşinlikse o, iki tarafı kendi haline bıraksa daha az hasar görürler yani. Adam bir haşin ayırıyor kavgayı böyle çeke çeke, vura kıra. Çok yanlış bir olay bu. Yapmayın.
*Deminki maddenin sonu 'bir yazının sonu nasıl olmamalıdır'a tek örnek olsun. Nesilden nesile aktarılsın.
*Resimde gördüğünüz çocuğu azuth'un friendfeed'inde gördüm. Ama ben hayatımda böyle tatlı bir şeye rastlamamıştım. Eşek sıpası seni. Kız blogu olma yolunca bir adım olsa bile paylaşmadan duramadım.
*Haydi kalın sağlıcakla.
