ilk kısa kısanın formatı daha farklıydı. karışık gidicek işte. patron benim olm istediğimi yaparım ehe. neyse başlıyoruz
*dünya lost'taki bebek aaron'un kafası kadar büyük değil dostlar, küçücük. tanıdıklarla hiç beklenmeyen yerlerde karşılaşabiliyorsunuz.
*acun bey kutumu siz açar mısınız ne pis bir tekliftir yarappim.
*gençliğimizde 'adam geçmeden gol olmaz' diye bir kural vardı. küçüktü dünyalarımız...(oh yes tuna kiremitçi tandansı)
*bülent ülgen: sevgili adnan yerli kaleci mi yabancı kaleci mi?
adnan aybaba: hiçbiri!
süpersin adnan..
*adrenalin lima!
*ananı da al git diyen başbakan o lafı bana söylediğinde 'ana bacı yapma lan!' demeyi her şeyden çok isterdim.
*e büyük korkularımdan birisi akbilin boşken basınca çıkardığı ses. tırsıtıyor.
*albert einstein, dilini çıkararak poz vermiş feci zeki bir abimiz. şimdi saygım sonsuz kendisine büyük adammış. ama o dil ne be abi. yakışıyor mu hiç albert. böyle bir çocuksu tavırlar bir çılgınım havaları. bilmiyorum ama hiç yakıştıramadım. atom bombasıyla enerjiyle oynayan adamsın ya!
*graham bell, telefon faturası vermeyip, telefonla konuşan tek insan. beleşçi.
*ilkokul fişlerindeki ali. gel abi artık nolur. gelemedin yıllardır.
*ali larter'de erkek ismine sahip bülent ersoy'da. ama işte izafiyet böyle bir şey. biri taş, diğeri elyın.
yetti bu seferlik.
iki formatı da ayrı beğendim, ilk format daha yaratıcı, onu daha bi ayrı beğendim :)
YanıtlaSil("atom bombasıyla enerjiyle oynayan adamsın ya!" ahoahaha diyorum:D)
o zaman iki formattan da devam ederiz parça parça. ahohaoha için de teşekkürler diyorum :)
YanıtlaSil